Fen ve Teknoloji Sitesi
1. Çiçeğin Yapısı
Çiçekli bitkide, eşeyli üremeyi sağlayacak organların meydana geldiği yer çiçektir. Bazı bitkilerde çiçekte hem erkek organ hem de dişi organ beraber bulunurken, bazı bitkilerde ayrı ayrı çiçeklerde bulunur.

2. Embriyo Kesesi ve Yumurtanın Oluşumu
Dişi organın yumurtalığında (ovaryum) bir veya bir kaç tane tohum taslağı bulunur.
Her tohum taslağı içerisinde 2n kromozomlu megaspor (makrospor) ana hücresi vardır. Bu hücre mayoz ve mitoz bölünmeler geçirerek, yumurtanın da içinde bulunduğu 8 çekirdekli embriyo kesesini oluşturur.


3. Çiçek Tozu (Polen) Oluşumu
Erkek organın anter (başcık) kısmındaki polen keseleri içerisinde 2n kromozomlu polen ana hücreleri (mikrospor ana hücresi) bulunur. Polen ana hücresi mayoz bölünmeye uğrayarak 4 tane n kromozomlu mikrospor hücresini oluşturur. Her mikrospor bir defa mitoz geçirerek iki çekirdekli hale gelir. Oluşan bu yapılara polen denir. Polendeki çekirdeklerden biri mitoz geçirerek iki adet sperm oluşur. Diğer çekirdek ise, tozlaşma sonrasında polen tüpünü oluşturur.

4. Tozlaşma ve Döllenme
Çiçek tozlarının (polenlerin), hazırlandığı yer olan erkek organ başcığından dişi organ tepeciğine; yağmur, rüzgâr, böcekler, diğer bazı hayvanlar ve su aracılığıyla taşınmasına tozlaşma denir. Bu tozlaşma bazende insanlar tarafından suni olarak gerçekleştirilir.

5. Döllenme Sonucu oluşan Yapılar
Polen tüpüyle taşınan sperm çekirdeklerinden birisi yumurta hücresiyle döllenerek zigot’u oluşturur. Zigot mitoz bölünmelerle gelişerek embriyoyu (2n) meydana getirir.
Polen tüpüyle taşınan diğer sperm hücresi embriyo kesesinin ortasındaki diploid polar hücre (başlangıçta iki haploid polar çekirdek halindeyken sonradan birleşmişlerdir) ile döllenerek triploid hücreyi (3n) meydana getirirler. Triploid hücre mitozla gelişerek endospermi (besin dokusunu) oluşturur.

6. Tohum ve Meyve Oluşumu
Döllenmelerden sonra embriyo kesesinin dış kısmındaki tohum taslağı örtüsü gelişerek tohum kabuğu ve zarını (testa) oluşturur.
Meyve, tohum gelişimini tamamlamış yumurtalıktan ve dişi organın çeperinden meydana gelir. Meyveler, tohumlarıyla beraber yenilerek veya çeşitli yollarla taşınarak, tohumların geniş alanlara dağıtılmasını sağlar. Her meyvede yumurtalıktaki tohum taslağı sayısı kadar tohum bulunur.

C. ÇİMLENME ve GELİŞME
Gelişme döllenmeden hemen sonra ana bitkiye bağlıyken başlar. Zigotun bölünmeleriyle ilk yapraklar, çenekler, embriyonik kök ve embriyonik gövde meydana gelir.

Embriyo çimleninceye kadar tohumun içinde bu şekilde kalır. Beslenmesi ise tohum içinde endosperm tarafından olur. Ayrıca yüksek yapılı bitki embriyolarında çenekler vardır.

Genç bitkinin fotosentezle kendine yeterli besin üretmesine kadar bitki taslağını besler. Tohum uygun koşullarda çimlenir. Bunlar uygun bir nemlilik (su), sıcaklık ve oksijendir.

Böyle uygun bir ortamda, tohum ilk olarak su emerek şişer. Bu sayede enzimler daha aktif hale geçer. Nişasta gibi depo besinler yıkılır. Hücresel solunum ve peşinden mitoz bölünme hızlanır.

Bölünmelerin hızlanmasıyla ilk kök oluşur. Sonra sırasıyla ilk yapraklar ve gövde gelişmeye başlar. Ortam ışıklıysa klorofil sentezi yapılır ve fotosentez başlar. Belirli bir süre gelişen bitkide, en son olarak çiçek oluşumu sağlanır.

Bitkide gelişme ve büyüme hayat boyu devam eder. Dökülen yaprakların yerine yenileri oluşur. Meristem dokular hayat boyu korunduğu için, gövde ve dalların uzaması sınırsızdır. (Ama tabi minimum yasasını da hatırlamak lazım)
(LÜTFİ ŞAHİN)

-Pıhtılaşmada görev yapan fibrinojen, kas kasılmasında görev yapan aktin ve miyozin bir proteindir.
-Karbonhidrat ve yağların tükenmesi halinde enerji verici olarak kullanılabilirler
-Büyüme, gelişme ve onarım olaylarında görev yaparlar.
-Hücrede zar, sitoplâzma, organeller ve kromozomların yapısına katılır.
-Tüm enzimlerin yapısında yer alır.
-Kana kırmızı renk veren ve solunum gazlarını taşıyan hemoglobin de bir proteindir.
-Hastalıklara karşı savunmada görev yapan antikorlar proteindendir.
-Hormonların yapısında proteinler yer alır.
(LÜTFİ ŞAHİN)

Kemik iliği nakli kan nakline benzeyen bir işlemdir. Kemik iliği nakli, kişinin kemik iliğinin yetersiz kaldığı durumlarda yada kişinin yüksek dozda kemoterapi & radyoterapi sonucunda yani kemik iliğinin zarar gördüğü durumlarda yapılan bir işlemdir. Kemik iliği naklinde de aranan kriter dokunun uygunluğudur.

Tedavi için kullanılan kemik iliği hasta olan şahsın tedaviye başlanmadan önce kendisinden, yakın akrabasından bazen de tamamen yabancı birisinden alınır. Kemik iliği hastanın kendisinden alındığı durumlarda, kök hücreler, hastalıklı hücrelerden mümkün olduğunca arındırılır. Elde edilen kök hücreler hastaya bir kateter yardımıyla verilir. Kana karışan kök hücreler kan yoluyla ait olduğu kemik iliğine giderek orada hücre üretimine başlarlar.
(LÜTFİ ŞAHİN)

01/01/2015 6:29
Bebek, dünyaya gelmeden önce hayatsal fonksiyonlarını sürdürebilmek için göbek kordonu vasıtasıyla anne kanından beslenir. Bebek bu beslenmesini plasenta aracılığıyla sağlar.

Plasenta, doğumun gerçekleşmesini takiben dışarı atılır. Kordon kanı dediğimiz materyal ise plasentanın içinde bulunan kandır. Kök hücre açısından çok değerli olan bu kan yakın geleceğe kadar değerinin anlaşılamamasından dolayı doğumdan sonra direkt çöpe atılıyordu. Kordon kanı ile nakil sorunlarının bir nevi önüne geçilebileceği bulgusu gelişti.

Doğum esnasında bebeğin kordonundan alınan kordon kanı ilerde bebeğin kemik iliği nakli gerektiren bir çok hastalığa karşı kullanılması bakımından çok önemlidir, çünkü bu kan bebeğin kendi kanı olduğu için kemik iliği nakillerindeki uyum sorunu görülmeyecektir. Ayrıca bebeğin kardeşleri için de ¼’lik bir uyum söz konusudur. Kordon kanı ile beraber anne kanına da HIV ve Hepatit testleri yapılır.

Günümüzde kordon kanının önemi bulunduğu için doğum yapan kişiler bu kanın muhafaza edilmesini istemektedir.
(LÜTFİ ŞAHİN)

Floem, canlı hücrelerden oluşmuş iletim demetleridir. Soymuk boruları olarak da bilinir, fotosentez sonucu üretilen organik maddeleri yeni sürgün oluşumunda kullanmak üzere veya depo organlarında biriktirmek üzere ileten borucuklar. Tek sıra halinde üst üste dizilmiş canlı hücrelerden oluşur. Floem oluşurken hücrelerin ara çeperleri tamamen erimediğinden, yer yer delikler oluşur. Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır. Bazı bitkilerin köklerinde sentezlenen amino asitler de yaprak ve diğer organlara taşınır. Floemde madde taşınması çift yönlüdür. Yani hem kökten yapraklara doğru hem de yapraklardan köke dorğu iletim vardır. Hücreler canlı olduğundan, taşıma hızı ksilemdeki taşınmadan daha yavaştır.

Yapısı
Floem parankiması: Uzun ince selüloz çeperleri canlı hücrelerdir. Besin maddesi depo ederler. Nişastaca zengindirler.

Floem sklerankiması: Tipik sklerankima lifleri olup floem'e destek işini görürler. Odunlaşmış uzun hücrelerdir.

Kalburlu borular: Çapları çok az çeperleri genellikle selülozlardan yapılmış enine çeperleri ince deliklerle kalbur şeklini almış ve hatta yan çeperlerindeki kalburlu levhalar meydana gelmiş olan uzun, canlı hücrelerdir.Protoplazmalarında bazen lökoplast ve nişasta bulunur.İletim kalburlu borularca yapılır.

Arkadaş hücreleri: Her bir kalburlu borunun yanında aynı ana hücrelerden ayrılmış olan, enine kesitte borunun yanında yuvarlak ve köşeli olarak görünen ve kalburlu boruya oranla daha dar, plazması daha zengin ve nükleusu daha büyük olan hücrelerdir. Sonbaharda, kalburlu boruların delikleri üzerine Kalloz maddesi birikir, ve faaliyetleri sona erer. Ertesi yıl, genellikle bu borular faaliyete geçmiyerek civardaki dokular tarafından ezilirler ve yerlerine yenileri meydana gelir. Yeniden faaliyete geçmesi ise Kalloz maddesinin erimesiyle olur.iletim borularının düzgün olmasını sağlayan kanbiyum tabakasıdır. iletim demetleri düzgünse açık demet değilse kapalı demet olarak adlandırılır.
(LÜTFİ ŞAHİN)