Fen ve Teknoloji Sitesi
Bir çok bilim dalında olduğu gibi biyoloji bilimi de bir çok alt daldan meydana gelmiştir. Biyoloji canlı bilimi anlamını taşıyıp ana alt dallarını 2 ‘ye ayırabiliriz. Bunlar:
1-Zooloji; Hayvanlarla ilgili araştırmaları ve çalışmaları yapar. Hayvanları moleküler düzeyden ele alıp hücre yapısını, sistemlerini, dokularını ve organizmanın kendisiyle uğraşır.
2-Botanik; Bitkilerle ilgili araştırmaları ve çalışmaları yapar. Bitkileri en küçük moleküllerinden en büyük yapılarına kadar araştırır.
Bu ana alt dallar kendi içerisinde de alt dallara ayrılır. Bu alt dalları şu şekilde sıralayabiliriz:
A-Sistematik; Canlıların sınıflandırılmasını sağlar.
B-Sitoloji; Hücre bilimi demektir. Canlılarda yer alan hücre yapılarını araştırır.
C-Histoloji; Doku bilimi demektir. Dokuları ve yapılarını inceler.
D-Mikrobiyoloji; Mikroorganizmaları ele alır.
E-Parazitoloji; Parazitleri inceler.
F-Biyokimya; Canlılarda yer alan moleküllerin kimyasını ele alır.
G-Evolüsyon; Canlıların zaman içerisinde geçirdikleri evrimi inceler.
H-Genetik; Canlıların gen yapıları ile kalıtımı inceler.
I-Embriyoloji; Zigottan itibaren bebeğin doğuma kadar geçirdiği süreci inceler.
Daha bu şekilde bir çok alt dalı yazabiliriz.
LÜTFİ ŞAHİN

Her canlı oksijen almak zorunda değildir; ancak her canlı solunum yapmak zorundadır. İnsanda solunum sisteminde yer alan değişik kısımları kullanır. Bu kısımlar bir araya gelerek solunum sistemini meydana getirir.
Dışarıdan oksijenin alınması soluk alma, meydana gelen karbondioksitin aynı yolla dışarıya verilmesine soluk verme denir.
İnsan soluk aldığı zaman aşağıdaki kısımları takip eder;
1-Burun; İçerisinde kıllar ve mukus vardır. Bu kıllar ve mukus sayesinde dışarıdan gelen tozlu ve mikroplu havayı süzer.
2-Yutak; Soluk borusu ile yemek borusunu birbirinden ayırır. Yenilen ya da içilen şeyin soluk borusuna kaçmasını önler.
3-Gırtlak; Ses telleri burada yer alır.
4-Soluk Borusu; Havanın giriş çıkışı buradan sağlanır. Akciğere kadar uzanan bir yapıdır. İnce tüyler yer alır.
5-Akciğer; Soluk borusu 2 dala ayrılarak akciğerlere girer ve bu dallara bronş denir. Bronşlar da akciğerlerin içerisinde bronşçuklara ayrılır. Bronşcukların üzerinde alveoller yer alır. Alveoller gaz alış verişini sağlar.
LÜTFİ ŞAHİN

Bitki ve hayvan hücreleri arasındaki en bariz farklardan birisi; bitki hücrelerinin plastid denilen organellere sahip olması, hayvan hücrelerinde bulunmamasıdır.
Plastidler bitkiye renk vermelerinin yanı sıra fotosentez ya da depo organeli olarak görev yapabilirler.
Bitkilerde bulunan plastidleri 3 grupta inceleyebiliriz. Bunlar:
1-Kloroplast; İçerisinde klorofil bulunduğundan dolayı yeşil renklidir. Yapraklarda ve bitkinin yeşil bölgelerinde bol miktarda bulunur. Fotosentezi gerçekleştiren organeldir.
2-Kromoplast; Yeşil ve renksiz dışındaki plastidlerdir. Muz, domates gibi renkli meyve ve kısımlarda yer alırlar. Kromoplastlar 3 gruba ayrılabilinir. Çok daha fazla vardır; ama en çok bilinen 3 tanesi şöyledir:
A-Karoten; Turuncu rengi verir. Havuç gibi meyvelerde bulunur.
B-Ksantofil; Sarı rengi verir. Muz gibi meyvelerde bulunur.
C-Likopin; Kırmızı rengi verir. Domates gibi meyvelerde bulunur.
3-Lökoplast; Bitkinin renksiz plastidleridir. Besin depo etmeyi sağlar. Patates gibi kısımlarda bulunur.
LÜTFİ ŞAHİN

ASİT VE BAZLARIN KULLANIM ALANLARI NELERDİR?
Günlük yaşantımızda gerek yiyeceklerimiz de gerekse de bir çok kimyevi maddenin yapısında sit ve bazlar yer alır. İşte aşağıda bunlara verilebilecek en bariz örnekleri bulabilirsiniz;
HCl ile adlandırılan hidroklorik asit olup tuz ruhu olarak kullandığımız maddedir. Tuvaletlerin temizliğinde kullanılan bu asit aynı zamanda mide de pepsinojeni pepsin haline getiren asittir.
H2SO4 ile adlandırılan asit sülfirik asit olup zaç yağı adı ile bilinmektedir. Akülerde kullanılan madde bu maddedir.
NaOH ise sodyum hidroksit olup kostik olarak adlandırılıp sabunlarda kullanılmaktadır.
Aynı şekilde KOH adlı bazda deterjan yapımında ve sabunlarda kullanılmaktadır.
LÜTFİ ŞAHİN

BİTKİ VE HAYVAN HÜCRELERİ ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
Genel ifadeler içerisinde ele alındığında hücre tipini iki ana sınıfa ayırmamız mümkündür. Bunlar;
1-Prokaryot Hücre; Çekirdek zarı bulunmayan hücrelerdir.
2-Ökaryot Hücre; Gerçek bir çekirdek zarına sahip hücrelerdir. Teferruatlı bir şekilde düşünecek olursak ökaryot hücreleri onlarca alt sınıfta düşünebiliriz. Ancak hepsini genellediğimiz zaman iki alt grup çıkar. Bunlar;
A-Bitki Hücresi
B-Hayvan Hücresi
Bir bitki hücresinin hücre duvarı vardır. Bu nedenden dolayı belli bir şekle sahiptir. Hayvan hücrelerinde ise hücre duvarı yoktur; bu nedenden dolayı belli bir şekli yoktur.
Hem bitki hücrelerinde hem de hayvan hücrelerinde koful adı verilen organel bulunur, ancak kofullar bitki hücrelerinde az sayıda ve büyük, hayvan hücrelerinde ise çok sayıda ve küçüktür.
Bitki hücrelerinde lizozom bulunmaz, hayvan hücrelerinde ise lizozom vardır.
Bitki hücrelerinde plastidler varken hayvan hücrelerinde plastid bulunmaz. Bitki hücreleri yapılarında bir plastid tipi olan kloroplast bulundurdukları için fotosentez yapabilirler, hayvan hücreleri ise yapamaz.
Bitki hücrelerinde sentrozom bulunmaz, hayvan hücrelerinde ise sentrozom organeli vardır. Bitki hücreleri bölünme sırasında sentrozomun yerine protein çubukları kullanırlar.
Bitki hücrelerinde bölünme sırasında sitoplazma bölünmesi ara lamel ile hayvan hücrelerinde boğumlanma ile gerçekleşir.
LÜTFİ ŞAHİN