insanlar Yazıları - Fen ve Teknoloji Sitesi
EtiketŞu anda insanlar konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 58 içerik bulunuyor.

İlk avladıkları yiyecekleri taze taze tüketen insanlar, aynı zamanda topladıkları meyveleri de taze taze tüketiyorlardı. Bir soğutucunun olmaması, hatta bırakın soğutucuyu bir tel dolabın olmaması, insanlar için büyük sorun oluşturmuştur.

Zaman içerisinde insanların geliştirdiği modellerden birisi yiyeceklerini toprak altına açtıkları çukurların içerisine saklamak, ileri ki dönemlerde ise evin alt mahzenine yapmış oldukları ve adına kiler dedikleri bölüme saklamak şeklinde olmuştur. Ama insan rahatına düşkün ve bu düşkünlük içerisinde de bilginler gerekli önemi kazanmıştırlar. Rahat yaşamak isteyen toplumlar, bilginlerini el üstünde tutmuş ve bunun meyvesini de diğer toplumlara muhtaç olmadan yaşayarak ve hem de rahat bir şekilde yaşayarak almışlardır.

Tel dolabı hadisesinde yaşanan olaylardan birisi ise abiyogenez hipotezi olmuştur. Yapılan çalışmalarda sineklerin açık bırakılan yiyeceklerin üzerinde kendiliğinden oluştuğu ve bu nedenden dolayı da evrim teorisinin devamı şeklinde kabul gören abiyogenez hipotezi kabul görmüştür. Ancak ileri ki dönemlerde yiyecekler tel dolap içerinse saklandığı zaman sineklerin üremediği ve sineklerin üremesi için yiyeceklerin üzerine ana sineklerin kurtlarını bırakması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu ifadeler neticesi sonucu yanlış olan abiyogenez hipotezi terk edilmiş ve doğru olan biyogenez hipotezi kabul görmüştür.

İnsanların tek sakladıkları şeyler ise yiyecekler olmayıp; hem yiyeceklerini ve hem de değerli şeylerini sakladıkları dolapları ya da odaları kitleme ihtiyacını hissetmiştir. Basit tahta kilitler ilk etapta kullanılmıştır. Zaman içerisinde daha gelişmiş olan demir kilit ve anahtar sistemleri kullanılmıştır. Günümüzde artık bir çok değerli eşyanın saklandığı kısımlar parmak izi ile çalışan elektronik kilitler ile ya da kartlı sistemler ile kilit altına alınmaktadır. Bu sistemlerin birisi de şifreli elektronik kilitlerdir…

Benim bu kilitler ile ilgili olarak bir çalışmam var, ancak daha proje aşamasında… Diğer projelerimden kafamı kaldırıp bu projeyi hayata geçiremedim. Ancak deneyecek elektronik mühendislerinin mailini bekliyorum. Bu kildi yaparken bir and gate olan 4081 entegresinden faydalanacağız. 4081 entegresi içerisinde 4 ünite yer almakta ve bir entegre bizim şifremiz için yeterli bünyeyi taşımaktadır. Her bir ünitenin iki girişi ve bir çıkışı vardır. Şifreleme sisteminde şifremiz 1234 sayısı olsun. Bu sayıların dışında bir sayıya basıldığı zaman zener diyot aracılığı ile alarm çalışacak ve kilit kendini tamamen bloke ederek açılmayacaktır. Bu sayılara basılacak ve hem de sırasıyla… 1 sayısının olduğu butona basıldığı zaman entegrenin 1 nolu ünitesinin A ayağına gerilim gidecek; B ayağına ise her zaman gerilim verilecek. A ayağına gerilim geldiği zaman C çıkışında gerilim olacak ve bu da 2 nolu entegrenin A girişine gelecektir. 2 nolu entegrenin B girişi ise butona bağlı olacaktır. Eğer 30 saniye içerisinde bu butona basılmayacak olursa zamanlayıcı devreye girecek ve alarm çalışacak, bu arada kilit bloke olacaktır. Bu şekilde her ünitenin çıkışı diğer ünitenin bir girişine ve diğer girişe de buton bağlantısını yapacağız. En son ünitenin çıkışı ise elektronik roleye bağlı olacak ve bu role de kilidi açacak olan elektrik motoruna bağlı olacaktır.

Zaman bulup deneyen okurlarımdan sonucu bekliyorum, eğer benim vaktim olursa bende evime bu kilidi takmayı düşünüyorum… Çalışmalarınızda başarılar diliyorum…

28/12/2012 14:53
Madde ile ilgili yapılan basit tanımlama şu şekildedir: "Hacmi ve kütlesi olan her şeye madde denir." Madde olan her şeyin bir hacmi ve bu hacmi dolduran bir kütlesi vardır.
Madde ile ilgili çalışmalar yapan bilim insanları, maddenin daha küçük parçacıkların bir araya gelmesi sonucu oluştuğunu tespit etmişlerdir. Bu parçacıklara atom adı verilmiş ve atom şu şekilde ifade edilmiştir: "Maddenin en küçük yapıtaşına atom denir."
Gözümüzle gördüğümüz ve göremediğimiz bütün maddeler atomlardan oluşmuştur. Taşı görürüz ve taş atomlardan oluşmuştur. Havayı göremeyiz, ama madde olan havada atomlardan oluşmuştur.
Doğada yer alan her madde değişik atomlardan oluşmuştur. Atomların bazıları tek tip özellikte olan maddeleri oluştururlar, bunlara element adı verilir. Demir, çinko, bakır gibi maddeler saf haldeyken birer elementtir.
Bazı atomlar ise diğer başka atomlarla bağ oluştururlar ve bunlara bileşik adı verilir. İki tane hidrojen atomu bir tane oksijen atomu ile bir araya geldiği zaman su denilen bileşiği meydana getirirler.
Doğada gördüğümüz bu kadar çeşitli maddenin olmasının nedeni atomların değişik oranlarda bir araya gelerek bileşik oluşturmasıdır. Bunu bir örnekle açıklayacak olursak, alfabemizde 29 tane harf vardır, ancak bu harfler değişik şekillerde bir araya getirilerek binlerce farklı kelime oluşturulabilmektedir. İşte doğada yer alan 105 tane atomda bu şekilde değişik oranlarda bir araya gelerek binlerce tipte değişik özellik ve yapıda bulunan maddeyi meydana getirmektedirler.

LÜTFİ ŞAHİN
www.fenveteknolojisitesi.com

İnsanlar aydınlanmak için çok değişik şeyler kullanmışlardır. Çok önceleri aydınlanmak için odun ateşinin ışığından yararlanılmıştır. Bu olay yaklaşık 20.000 yıl önce kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra ucuna reçine sürülmüş meşaleler kullanılmaya başlanmıştır. Ama hem odun hem de meşale uzun ömürlü olmayıp aynı zamanda is ve koku çıkarmaktaydı.
4.500 yıl önce ilk defa Sümerler tarafından yağ lambaları kullanılmaya başlanmıştır. Yağ lambaları istenilen yere taşınıyordu, is ve koku çıkarmıyordu. Ancak yağ lambalarının hem verdiği ışık azdı hem de ışık verme süresi azdı.
250 yıl önce lambalarda balina yağı kullanılmaya başlandı. 200 yıl önce de hava gazı lambaları kullanılmaya başlandı. Hava gazı lambaları gaz geldiği sürece ışık verebiliyordu, ancak taşınması oldukça maliyetliydi.
Aydınlatma teknolojilerinde en büyük ilerleme ampulün icadıyla olmuştur. İlk elektrik ampulünü icat edenler İngiliz bilim insanı Swan (Sıvan) ve Amerikalı bilim insanı Thomas Edison (Tamıs Edison) 'dur. Bu ampul yarım gün kadar ışık verebiliyordu. 1881'de Afrikalı mucit Lewis Howard Latimer (Lavis Havırd Latimır) bunu daha da geliştirdi ve uzun süre ışık veren ampulu keşfetti. 1911'de çok uzun süre ışık verebilen ampul üretildi. Daha sonraları floresan lambalar üretildi. Bugün floresan lambalardan daha az enerji harcayan ve daha fazla ışık veren halojen lambalar üretilmektedir.

08/01/2013 23:06
İnsan nüfusunun artması ile beraber hem hastalıklar artmış ve hem de değişik türde gıdalara olan ihtiyaç artmıştır. Hastalıkları araştıran bilim insanlarının yanı sıra değişik türde gıdaları nasıl meydana getirebileceklerini araştıran bilim insanları da olmuştur.
Yıllar içerisinde binlerce insanın ölümüne neden olan veba, kolera gibi hastalıkların oluşması bilim insanlarının daha çok çalışmalarına neden olmuştur. Büyük bir bilim insanı olan Akşemsettin hastalıklara neden olan şeylerin gözle görülemeyecek kadar küçük canlılar olduğunu ifade etmesi kayda değerdir.
Daha ileriki yıllarda mikroskop denilen ve küçük canlıların görülmesini sağlayan aletin yapılması ile beraber, hastalıklara neden olan canlılarında gözle görülemeyecek kadar küçük varlıklar olduğu ifade edilmiştir.
Hastalıklara neden olan bu varlıklar bilimin ilerlemesi ile beraber adlandırılmıştır. Bazı tip hastalıklara neden olan varlıklara da bakteri adı verilmiştir. Bakterilerin bazıları canlılarda hastalıklara neden olmakta ve gözle de görülememektedir.
Bilim insanları bakterilerin sadece hastalık oluşturmadıklarını, bazı bakterilerin ise zarar vermeyip, aksine faydalı olduklarını tespit etmişlerdir. Bu besinlerden birisi olarak yoğurt verilmiştir. Sütün içerisine konulacak bir miktar yoğurdun o sütü de yoğurt haline getirdiği görülmüştür. Çalışmalar yapan bilim insanları buna neden olan şeyin yoğurdun içerisinde olan bir bakteri olduğunu göstermiştir. Bu bakterinin olduğu yoğurttan bir miktarı sütün içerisine konulduğu zaman, yoğurdun içerisindeki bakteriler çoğalıp, sütü de yoğurt haline getirmektedir.
Bakterilerin zararlı olanları olduğu gibi faydalı olanları da vardır. Bu da bize son derece dengeli bir yaşam tarzı olarak sunulmuştur.

LÜTFİ ŞAHİN
www.fenveteknolojisitesi.com

02/06/2014 12:41
Beyin çok gizemli bir yapı olup üzerindeki araştırmalar hala sürmektedir. Binlerce yıl boyunca insanlar beyin hakkında değişik yorumlar yapmışlar ve beyni araştırmışlardır. Beynin daha iyi çalışmasını sağlayacak şeylerde insanların ilgi alanı içerisine girmiştir. Yapılan araştırmalar neticesinde beyin enerji için sadece glukoz moleküllerini ve oksijeni kullanmaktadır. Diğer vücut hücrelerimiz enerji için yağı, diğer karbonhidratları ve proteini kullanırken beyin sadece glukoz molekülünü kullanmaktadır. Beynine önem veren insanlar ise glukoz içeriği yüksek maddelere önem vermektedirler.
LÜTFİ ŞAHİN

Sayfaya Git: [1/12] 1 2 3 4 5 Sonraki