para Yazıları - Fen ve Teknoloji Sitesi
EtiketŞu anda para konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 29 içerik bulunuyor.

YAZARI:Metin Hotinli

1. Baskı: Kasım 2010

YAYINEVİ:Bilim ve Gelecek Kitaplığı
50 Soruda Büyük Patlama Kuramı
ISBN: 97860558881452
118 sayfa

KİTAP ÖZETİ:

50 Soruda”dizisinin beşinci kitabı 50 Soruda büyük patlama kuramıyayımlandı. Kitapta, Prof. Dr. Metin Hotinli, evrenin nasıl oluştuğunu ve geleceğini açıklayan büyük patlama kuramını,dinamik ve evrim halinde bir evren gerçeğine ulaşmanın tarihi olarak ele alıyor. Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Eski Başkanı olan yazarın, insanlığın evrenin doğumuna dair ilk düşüncelerini içeren mitoslardan başlayarak, büyük patlama kuramına ulaşırken geçtiği kimi sorular şöyle:

İlk kozmolojik düşünceler ne zaman ortaya çıktı? Aristoteles kozmoloji modelinin özellikleri nelerdi? Kopernik kuramı ne gibi bir yenilik getirdi? Newton kuramı ile birlikte, kozmolojinin paradigması nasıl değişti?Özel ve genel görelilik kuramları ne getirdi?Einstein’ın geliştirdiği statik evren modeli, bilim çevrelerinde nasıl karşılandı?Astronomide uzaklıklar nasıl ölçülür? Genişleyen evrenden Büyük Patlama’ya nasıl geçildi? Büyük patlama kuramında evrenin yaşı problemi nasıl çözüldü? Radyo astronomi gözlem verileri durağan evren kuramıyla bağdaşıyor mu?Big bang kuramında ilk üç dakikanın önemi nedir? Fosil radyasyon nedir? Big Bang’dan önce ne vardı?Evrenin genişlemesi sürecek mi, duracak mı? Karanlık madde nedir? Karanlık enerji nedir? Büyük Patlama kuramı kalıcı mıdır, değişebilir mi? Big Bang kuramının rakipleri var mıdır?

29/09/2013 12:57
Admittans elektrik mühendisliğinde karmaşık iletkenlik anlamına gelir. Admittans ile empedans çarpımı 1 dir. Admittans Y ile gösterilir. Birimi MKS sisteminde siemens (S)'dir. Kimi eski kitaplarda S yerine mho birimi de kullanılır.



Üç temel devre elemanı

Elektrik devrelerinde üç tür doğrusal ve pasif devre elemanı vardır. Bunların iki uçları arasındaki gerilim farkı ile içlerinden geçen akım arasında şu ilişkiler vardır.




Burada v ile gerilim, i ile akım şiddeti, C ile kapasitans (kapasitif değer, sığa), R ile direnç ve L ile de indüktans (bobin ,self) gösterilmektedir. MKS sisteminde birimler gerilim için volt (V), akım şiddeti için amper (A), kapasitans için farad (F), direnç için ohm (Ω) ve indüktans için de henry (H) dir. İndüktör ve kondansatöre elektronikte genellikle reaktif eleman denilir.

Her üç denklem de akım geçişi için zorluk ifade ederler. Yani (1/C), R ve L ne kadar büyükse, akımın devreden geçişi de o kadar zordur. Ancak aynı denkelemler aşağıda gösterildiği gibi de yazılabilir.




Burada G iletkenlik tir. İletkenlik birimi siemenstir.

Her üç denklem de akım geçişi için kolaylık ifade eder.

Yani (1/L) , (1/R) = G ve C ne kadar büyükse, akımın devreden geçişi de o kadar kolaydır. İşte admittans bu kolaylığa verilen addır.

Sinüs akımı

Şayet devreden geçen akım sinüs dalga şekline sahipse, (geçici hal akımları hariç) üç eleman için admittans şu şekilde verilir.

Bobin (indüktans)için,

İletken için,

Kondansatör için

Burada j sanal operatör, ω ise açısal frekanstır. ( = 2 • л • f ) (Kimi denklemlerde j • ω çarpımı s veya p olarak ta gösterilir.)




Eşdeğer admittans

Devredeki eşdeğer admittans tıpkı kondansatör devrelerinde olduğu gibi hesaplanır.

Yani paralel admittans;

Ye = Y1 + Y2
Seri admittans;


Kondansatör ve indüktansın admittans değerlerinin sanal, direncin admittans değerinin gerçek olması sebebiyle, eşdeğer admittans karmaşık sayı olarak hesaplanır . Bu sayının sanal bölümüne saseptans denilir. Saseptans B ile gösterilir.


Kutupsal koordinatlar

Genellikle admittans kutupsal koordinatta gösterilir. Şayet M ile mutlak değer ve Φ ile açı gösterilir,


Bu açı akım ve gerilim arasındaki faz farkını gösterir. Şayet açı 0 derece ise akım ve gerilim arasında faz farkı yoktur.( 0 derece faz farkı devrede hiç kapasitif ve indüktif eleman olmadığı veya bu iki tür elemanın etkilerinin birbirlerini dengelediği anlamına gelir.)

Alıntı

Mikrop üretme yöntemlerini, verem basilini, veba ve uyku hastalığı nedenlerini bulmasıyla ünlüdür.
On iki kardeşi arasında dikkati çekecek kadar çalışkan olan Koch, tıp fakültesini de birincilikle bitiriyordu. Daha çok gezginliğe özeniyorsa da eşi bunu engelliyor, aralarındaki bu amaç anlaşmazlığı, daha sonraki yıllarda boşanma ile sonuçlanıyordu.
Çeşitli cephelerde askeri tıp doktoru olarak çalışıyor, Breslau daki kasaba doktorluğu sırasında çıkan şarbon salgınına kadar, Pasteur ile birlikte mikrobiyolojinin kurucusu olacağını gösteren belirtilere rastlanmıyordu. Aylarca büyük bir sabırla çalışıyor, hayvanların dalaklarından aldığı örneklerden şarbon a neden olan bakteriyi elde ediyordu. Bakteriyi farelere veriyor ve fareden fareye nasıl geçtiğini inceliyordu. Fakat bu deneyleriyle hastalık nedeni bakterinin nasıl geliştiğini gözleyemiyordu. Bunun için bakteriyi hayvanların vücudu dışında üretmeliydi. Vücuttaki ortama benzetme yaparak, kan serumu vücut ısısında tutulup içinde bakteri üretilebilirdi. öylece şarbon basilini üretiyor ve bütün yaşamını, ayrıntılarıyla gözleyebiliyordu. Vücut koşullarına benzetme yapmak yöntemi, yirminci yüzyılın ikinci yarısında "tüp bebek" üretimi için de yol gösterici olacaktı.
Bu çalışmalarında asıl yorucu olan, yarı saydam bakterilerin gözlenmesiydi. Bunları kolayca izlenebilir yapabilmek, beyazdan daha iyi gözlenen renklere boyamakla mümkündü. Çeşitli denemelerden sonra anilin ile boyamanın iyi sonuç verdiğini saptıyordu. Fakat problem içinde, ikinci bir problem daha vardı. Kan serumunda üretim yalnız şarbon bakterisini değil, başka bakterileri de üretiyor ve bunların kuşakları gittikçe birbirlerine karışıyordu. İstenen, bir çeşit bakteri yaşamının, başından sonuna kadar gözlenebilmesi idi. Boyama sonuç vermiyordu, çünkü bütün bakteriler boyanıyordu. Çözüm, belli bir bakteriyi diğerlerinden ayırmak idi. Bir şeyi bir diğerinden ayırmak, onu belli bir ortama kapatmaktı. Bu kapatma işlemi ancak bakterinin istediği yere hareket edemeyeceği bir ortam olabilirdi. Bunun için jelatin kullanıyordu. Daha sonraları kimi deniz yosunlarından elde edilen bir karbonhidrat bileşiği agaragar ı deneyerek iyi sonuçlar alıyor ve bugün de kullanılan yöntemine ulaşmış oluyordu.
Deneylerde beliren bir diğer problem, jelatin veya agaragar ın Koch un kullandığı düz camlar üzerinde kolayca korunamamasıydı. Bu problemi de yardımcısı Julius Richard Petri çözerek, günümüzde de Petri adıyla anılan kapaklı camları geliştiriyordu. Koch un geliştirdiği bu yöntem, bir hastalığın nedenini saptamada kesinlik ve yaygınlık kazanıyordu. u yöntemi kullanarak verem basilini saptıyor, hatta o zamanlar öldürücü olan veremin tedavisini de bulduğunu açıklıyor; fakat kısa süre sonra önerisinin geçersizliğini anlıyordu.
Daha sonraları hıyarcıklı veba, kolera ve uyku hastalığını incelemek için Asya ve Afrika yı dolaşıyor ve vebanın farelerdeki bir bitin ve uyku hastalığını da çaça sineğinin taşıdığını saptıyordu. Bunlar ve Ross ile Laveren ın sıtma üzerindeki çalışmaları, hastalıkların yayılmalarına karşı savaşımın yöntemlerini gösteriyordu. Yöntem, bakteriler ile doğrudan savaşmak yerine, taşınmalarını önlemek idi.
Hastalıkların tanınma ve tedavisindeki başarısı, birçok araştırıcıyı onunla çalışmaya çekiyor; Gaffky, Kitasato Behring ve Ehrlich O nun öğrencileri oluyor ve insanlığa bu hizmetlerinden dolayı Koch, 1905 yılı Nobel Tıp Ödülü ile onurlandırılıyordu.

29/09/2013 14:03
(A Toroidal LHC ApparatuS) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) 10 Eylül 2008'de deneyine başlanmış olan LHC hızlandırıcısında kurulan altı deneyden biridir. Diğerleri CMS deneyi, LHCb deneyi, LHCf deneyi Alice deneyi ve Totem deneyi'dir. ATLAS ve CMS genel amaçlı, LHCb b-fiziği üzerine, LHCf deneyi astroparçacıklar (kozmik ışın) fiziği, Alice ağır iyon fiziği ve Totem ise toplam tesir kesiti ölçümü üzerinedir.

Deneyin göbeğinde proton demetleri çarpıştıkları zaman, farklı enerjilerde birçok temel parçacığın ortaya çıkması beklenmektedir. ATLAS deneyi şimdiye dek gözlenmiş veya gözlenmemiş birçok parçacığı izlerini, enerjilerini, momentumlarını ölçecek şekilde genel amaçlı olarak tasarlanmıştır. LHC nin çarpışma enerjisi olan 14 TeV ve ışınlığı olan 1034 p/cm²/s daha önce ki deneylerde ulaşılmamış özelliklerdir. Bu zor şartlar, ATLAS deneyini şimdiye dek yapılmış bütün parçacık fiziği deneyleri arasında en büyüğü ve en karmaşığı olmaya itmiştir.

Deneylere büyük medya ve bilim dünyasının ilgisi dünyanın sonu kehanetleri arasında başlandı (2008). Lakin gerçekleşen aksilikler ve kazalar sonucu 2009 yılının neredeyse tamamı deney aletinin tamiratlarıyla geçti. CERN'deki bilimadamları, eğer standart model doğru ise, her saat bir Higgs bozonunu üretmek mümkün olup; bu hızla parçacığa ait belirsizliklere ait yeterli bilgiye iki-üç yıl içerisinde ulaşılacaktır. Benzer şekilde süpersimetri parçacıklarına dair anlamlı bilgilerin toplanması iki yıl daha alacaktır



Fizik uygulaması

ATLAS deneyi Standart Modeli deneysel olarak tamamlamak için gereken Higgs bozonunu keşfetmek dışında, top kuark ile ilgili detaylı araştırmalar yapmayı da amaçlar. Bunun dışında yeni fizik modelleri (Süpersimetri, BBT, Ek Boyutlar), mikro kara delikler, evrendeki madde-karşımadde oransızlığı da araştırılacak konular arasındadır.

Deney aleti

ATLAS deney ölçüm aleti, iz ölçen iç dedektör, enerji ölçen kalorimetre ve muon odalarından başka süperiletken mıknatıs sistemi ve veri tetikleme, toplama ve kayıt sistemlerinden oluşur.

44 m boyunda, çapı 22 m olan bir silindir şeklindedir. Ağırlğı 7.000 ton olan bu cihaz, yerin 100m altında dünyadaki en büyük insan yapısı mağarada çalışacaktır.

İç dedektör

Proton demet borusundan radial yönde 1,5 cm den başlayarak 1,2m ye dek uzaklaşan 3 ayrı kısımdan oluşur. Görevi yüklü parçacıkların bıraktıkları izleri kaydederek momentum bilgisine ulaşmayı sağlamaktır. Bunu solenoid manyetik alan yardımı ile yapar. En içte Pixel, ortada SCT ve dışta TRT vardır.

Geçiş ışınımı iz sürücüsü(Transition radiation tracker,TRT), İç algılayıcnın(Inner Detector) en dış kısımında bulunan bileşenidir. TRT straw iz sürücüsü ve geçiş ışınımı radyasyonu algıcı olmak üzere iki bileşenden oluşur.

Kalorimetre

Buraya kadar ulaşabilen parçacıkların enerjisi ölçen kısımdır. En dışta bulunan muon dedektörlerine coğunlukla sadece muonlar ulaşabilir. Bu kısmın görevi, muonların manyetik alandaki yollarını izleyip, momentumlarını ölçmektir. Yüklü parçacıkların yollarını momentumları ile ters orantıli bir eğri haline getirmeyi amaçlayan süperiletken 3 ayrı elektro-mıknatıs sistemi vardır.

Sarmal

Proton çarpışmalarında ortaya çıkan en ilginç olayları hızla bulmayı ve bu olaylara ait bütün verileri bir merkezde toplamayı amaçlayan sistemdir.

Birinci Seviye

Donanım temelli tetikleyicidir. Her saniye meydana gelecek yaklaşık 1 milyar proton proton etkileşiminden ilginç olan 75-100 bin olayı ikinci seviyeye aktarır. Tetiklemenin gerçekleştiği her olay için dedektörlerin faaliyete geçmiş olan kısımlarını belirler.

İkinci Seviye

Yazılım temelli tetikleyicidir. Birinci seviyenin belirlemiş olduğu kısımlarda çalışarak, daha hassas seçimler yapar ve üçüncü seviyeye saniyede yaklaşık 1000 kadar olayı aktarır.

Üçüncü Seviye

Olay filtresi olarak da adlandırılan yazılım temelli tetikleyicidir. Her saniye, ikinci seviyeden gelen olaylardan 200 kadarını kaydeder.

Alıntı

Aynaların ışığı yansıtma şekilleri hep merak edilmiştir. Lunaparka gidip komik şeyler görmek için girdiğiniz aynaların neden bu şekillerde görüntüler yansıttığını hepimiz merak etmişizdir.
Genel olarak üç tip aynadan bahsetmemiz mümkündür. Düz aynaları hepimizin evinde bulunan ayna tipleridir. Bu aynalara gelen ışık aynı açıyla yansıyacaktır. Yani aynaya ışığın gelme açısı ile yansıma açısı aynıdır. Çukur ayna dediğimiz aynalarda ise paralel gelen ışık odak noktasından geçecek şekilde yansıyacaktır. Tümsek aynalarda ise paralel gelen ışık uzantısı odaktan geçecek şekilde yansıyacaktır.
İşte lunaparkta gördüğümüz o komik aynaların kimisinde çukur ayna, kimisinde ise tümsek ayna kullanılmış ve bu şekilde farklı görüntüler elde edilmiştir.
LÜTFİ ŞAHİN

Sayfaya Git: [1/6] 1 2 3 4 5 Sonraki